|
 |
 |
 |
 |
 |
Çevre Bilinci ve Çevre Temizliği |
 |
|
2007 Yılı izini için uçak biletini İstanbul’a almıştık. Kızımın İstanbul’daki yer ayırttıği otele yerleşmiş, ve gezilecek yerleri dört gün gezdikten sonra, kaynımın oturduğu Ihlamurkuyu’ya kaynımı ziyarete gitmiştik. Evde kimse bulunmadığı için yakında bulunan ormana gezmeye gitmiştik. Ormanda adeta insanlığımdan utandım. Kendimi bir kere daha sorguya çekip insan olup olmadığımı sorguladım. Ormanda pikniğe ve gezmeye gelen insanların bıraktığı pislikten nerede ise oturulacak yer bulamadık. Poşetmi dersin, gazete kağıtlarımı dersin, kese keğıtlarımı dersin, pet şişeleri, çocuk bezleri, bira şişeleri ve kutuları ve çeşit çeşit şişelermi dersin. Kısacası ortalığı kiletmek adına ne varsa hepsini oraya bırakıp giden ziyaretcileri düşündüm. Acaba dedim, şu anda bu insanların içleri rahatmı? Uykularını rahat uyuyor insanlıkları ve yaptıkları ile gurur duyuyorlarmı? dedim. Bırakıkları o kadar pisliğin bir mikrop denizi olduğunu, insanları ve kendilerinin sağlığını tehdit ettiklerinin farkındalarmı?. Denizlere atılan bir o kadar pisliğin, atanları hiç rahatsız edip etmediğini düşünmüyorlarmı acaba?. O pislikleri bünyesinde taşıyan, barındıran denizde yaşayan o balıkları yine o denizi kirleten insanlar tarafından tüketilmiyormu? Deniz kenarına, sokaklara yeteri kadar çöp bidonları koymayan yetkililer, sadece park ve bahçelere çiçek dikmekle her şeyin bittiğini, bütün sorunların halledildiğinimi zannediyorlar?. Roterdam İslam Üniversitesi Rektörü Sayın Ahmet Akgündüz hocam anlatmıştı. “Ankarada gezerken elimdeki bir çöpü atacak yer bulamadığım için cebimde taşımak zorunda kalmıştım” demişti. Ama herkes Ahmet Akgündüz olamıyorki. Eğer yanıbaşinda çöp bidonu bulamazsa, hatta çöp bidonu gözünün önünde olsa bile elindeki her türlü pisliği yerlere atabiliyor. İstanbul’dan Kayseri’ye gelmiş ve evimize en yakın parka gitmiştim. Belediyenin milyonlarca lira harcayarak, milletin hizmetine sunduğu, o parklarda pislik bakımından İstanbul’dan geri kalmazdı. O kameriyelerdeki banklar ve masalar hoyrat eller tarafından çizilmış, kazılmış, yazılmış ve kırılmıştı. Oraya evlerinden oturup temiz hava almaya gezmeye gelen gençler ve hanımlar tarafından yenilen içilen her yiyeceğin kabuğu ve kutuları utanmadan atılmıştı. Hele o ay çiçeğinin kabukları. Eskiden köyümüzde keçi çoktu. O hayvanlar yatacakları yeri önce ayakları ile temizler sonra yatarlardı. Bir tarafta yatacakları yerleri temizleyen hayvanlar, diğer tarafta ourdukları gezdikleri yerleri pisleten kirleten insanlar. Acaba? neyse dahasını söylemeye dilim varmıyor. Geçen sene Kayseri’de başka bir parkta kirletilen bir kameriyenin fotoğrafını çekmiştim. Sanki ayçiçek fabrikasının posa bölümü gibiydi. Ağızdan çıkan bu kabuklar her türlü hastalığın davetiyesi olduğunu bu insanlar nasıl bilmrezler? Anlamak mümkün değil. Geçen sene birincisini yaptığımız Avşaralanı köy şenliğinin yapıldığı yeri şenlik gününden bir gün sonra bir büyüğünüz taraktörü ile akşama kadar temizlediğini söyledi ben kendimden utandım. Bu seneki şenlik alanımızıda o kadar anons yapmamıza rağmen yine artık çöpleri Yeniçubuk’tan gelen misafirlerimizle birlikte Hollanda’ya gelmeden iki hafta önce temizleyip yaktık. Yıllar önce bir televizyon programında bir kadın sanatcımız İstanbul’un meşhur bir sokağında kendini hayat kadını rolünde pazarlıyor, yaklaşan erkeklere AIDS mikrobu taşıdığını söyleyerek insanların tepkilerini ölçüyordu. Çok erkek aynen şöyle söylüyordu. “Atın ölümü arpadan olsun”, veya “Bize bir şey olmaz anam” diyorlardı. Galiba aynı düşünce eksilmeden devam ediyor. Bize mikrop bir şey yapmaz. Dinimiz yüce İslam insan sağlığına temizliğe ve çevre temizliğine en çok önemi veren din olduğuna, ve bizlerde o dine mensup insanlar olduğumuza göre, bu nasıl müslümanlık, bu nasıl insanlık ve bu nasıl din anlayışı insan anlamakta güçlük çekiyor doğrusu. Gelecek neslimize bu yaşantı, bu kültür, bu anlayışlamı örnek olacağız? Temiz bir insan, temiz bir çevre dileğiyle.
Unutmayınızki TEMİZLİK İMANDANDIR.
|
 |
|
|
 |
|
Yorum |
 |
|
Açıklama: Köşe Yazarlarımızın yazılarına yorum yazabilmek için Forum'umuza üye olmanız gerekiyor. (Üyelik tamamen ücretsizdir)
Bu köşeye yorum yazmak için tıkla
|
 |
 |
|
 |
|
|
 |
 |
|
 |