|
 |
 |
 |
 |
 |
Misyonerlik ve Tebliğ |
 |
|
Misyon;yerine getirilmesi gereken özel bir görev anlamında kullanılır.Misyoner ise;bu işler için görevlendirilen kişidir.
Misyonerlik kurumu,Hristiyanlık dini ile özdeş bir pozisyondadır.Özellikle kiliselerce Hristiyanlığı yayma ve öğretme kavramı misyonerlikle aynı anlamda kullanılmaktadır.Misyonerlik faaliyetleri ile kilise Hristiyanlık dinini yaymayı kendisine görev bilir.Bu kurumu işletebilmek için ise dünyanın çeşitli yerlerinde misyoner örgütler,okullar yoksullara yardım derneği gibi faaliyetler yürütülür.
Dünya’da bulunan kiliseler dinlerini yaymayı bir politika halinde sürdürmektedirler.Bu politikayı hem dini hem de siyasi arenada yürütmektedirler.Özellikle günümüzde Vatikan tarafından organize edilmiş bir şekilde gerek dinlerarası diyalog palavrası gerekse kültürler arası yakınlaşma gibi faaliyetlere olsun,her an Müslümanlar üzerinde oyunlar oynanmaktadırlar.Maalesef bu oyuna alet olan Müslümanların sayısıda az değil.Çok uzağa gitmeye gerek yok.Hemen yanıbaşımızda ve güncel bir konumuz olan ülkemizin Avrupa Birliği hedefi.Bu hedef ülkemiz için yıllardır vazgeçilemeyen bir hedeftir.Bu Avrupa Birliği içerisinde bazı örgütlenmeler vardır ki bunlar direkt Vatikan güdümünde faaliyetlerini yürütmektedir.Dikkatinizi çekmiştir ki Avrupa Birliği’nin ülkemiz için belirli aralıklarla yayınladığı ilerleme raporlarında Müslüman olmayan cemaatlere tanınacak özerklikler,Vakıflar Yasası(Gayrimüslim azınlıklar için) ve Alevi vatandaşlarımızın dini açıdan sıkıntıları her defasında özellikle vurgulanmaktadır.Ve dahası geçen sene AB Anayasasına ‘’Hristiyanlık’’la ilgili atıf yapılmak istenmemiş miydi?Bize laiklik dersi verirken,kendileri Vatikan vesayetinden kurtulmuyorlar.Bunların hepsi bizi bazı sonuçlara götürmektedir.Amaçları AB oyunu ile Türkiye’nin Müslüman kimliğinden uzaklaşmasını sağlamaktır. Türkiye’de misyonerlik faaliyetleri diğer ülkelere nazaran daha aktif şekilde yürütülmektedir.Cumhuriyet’in ilk yıllarında önderimiz Atatürk’ün göz açtırmadığı misyoner ocakları,özellikle çok partili siyasi hayata geçişle birlikte demokrasinin gelişme safhalarında ülkemizde faaliyetlerini yaygınlaştırmışlardır.Günümüzde de artarak devam etmektedir.Misyonerler özellikle dini bakımdan bilgisiz,maddi durumu yetersiz,sevgi ve ilgiden uzak büyümüş gençleri kandırmayı amaç edinmişlerdir.Ülkemizde de bu sebeplerle kandırılıp Hristiyan yapılmış bir çok insanımız mevcuttur.
Biz Müslümanlar olarak her ne kadar dinimizin gerektirdiği tebliğ ve irşat vazifesini tüm insanlığa karşı yerine getirmek istiyorsak diğer dinlerin de buna hakkı vardır elbette.Fakat dini yaymada kullanılacak metod çok önemlidir.Dinimizdeki tebliğ ve irşat vazifesinin amacı;Kur’an ‘ın Maide Suresi 67. ayetinde ifade edildiği gibi İslami öğretilerin insanlığa duyurulmasıdır.Oysa ki Hristiyan misyonerliğinde ise Matta İncili 28:19-20 de söylendiği gibi muhatap alınan kimselerin birebir İsa Mesih öğrencisi yapılarak vaftiz edilmeleridir.Aynı zamanda ilk Hristiyan misyoner olan Pavlus (M.S 33-100)’un bir mektubunda yazdığı gibi ‘’ne yapıp edip insanların kazanılması’’ amaçlanmaktadır.
Son olarak şunu söyleyebilirim ki misyonerlerin Müslümanlar arasında yürüttükleri bu faaliyetin amacı Müslümanları Hristiyanlaştırmak değil,en azından dinlerinden uzaklaştırmaktır.Maksatları Hristiyanlığı yaymak olsaydı,Hristiyanlığı unutup dinsizleşmiş olan ve sayıları milyonları bulan batı insanına daha fazla önem verirlerdi.Müslümanları dinlerinden uzaklaştırmalarının temel amacı da,onları batı çıkarları karşısında zayıf ve etkisiz bırakmaktır.
Lütfen bu konuya karşı daha dikkatli ve duyarlı olalım.
Saygı ve Sevgilerimle,
YUNUS CANKURTARAN
|
 |
|
|
 |
|
Yorum |
 |
|
Açıklama: Köşe Yazarlarımızın yazılarına yorum yazabilmek için Forum'umuza üye olmanız gerekiyor. (Üyelik tamamen ücretsizdir)
Bu köşeye yorum yazmak için tıkla
|
 |
 |
|
 |
|
|
 |
 |
|
 |