|
Çanakkale Ruhu

Şafakta Gelibolu’nun mavi ve yeşil, cennet gibi koyları,
Cehenneme çevirdi birden ateşle, namert haçlı soyları.
Dev gibi zırhlılar, alameti zulmün; Haçlı Donanması,
İngiliz, Fransız ve sömürgeler; eksik kalmış tasması.
Emperyalist ittifak, sözüm ona medeniyetler karması!
Getirmiş gemiler dolusu azman, sefil Anzak kırması.
Hesapta, boğazı yarıp Marmara’dan İstanbul’u saracak,
İndirip, hilalin sancağını; dedesinin hesabını soracak.
Belli ki ders almamış dedesinden, tarih tekerrür edecek.
Kırılacak kolu-kanadı Ehl-i Salib’in, çekip öyle gidecek.

Muazzam bir tablo seherde, bir alay namaza durdu.
Eller semada, gönüller duada; yenilir mi bu ordu?
Korkunun kırıntısı yok Mehmetçiğin gözünde,
Şahadete susamış, sade bir tebessüm yüzünde.
Siperleri söküyor, düşen her bir topun güllesi,
Mukabili top, tüfek, süngü; Mehmetçiğin sillesi.
Gelibolu darmadağın, etraf yanmış, kavrulmuş,
Dört bir yanda cesetler, paramparça savrulmuş.
Yedi kez el değiştirdi, bugün Conkbayırı’nda siperler,
Siperlerin içi ayrı bir alem; helalleşiyor arslan neferler.
Görmesin gözdesinin halini, annelerin yürekleri sızılar,
Görmese de malumdur, yüz binlerle şehit kınalı kuzular.

İşte bir yaralı Anzak askeri, ölmemiş henüz yaşıyor,
O ne asil ruh, Mehmed’im sırtında düşmanını taşıyor.
Düşmanını bile hayran etti asaletin, aleme ibretti,
Sade savaşmayı değil, cihana insanlığı da öğretti.
Aylar sürdü kahpe mezalim, can kemiğe dayandı.
Kana doydu bugün toprak, denizler de boyandı.
Kelimeler aciz kalır ifadeden, şiddetini dehşetin,
Sahibi, “Medeni Avrupa” çağlar boyu vahşetin!
Kocadere’deki şırıltı, su değil; şehidimin kanıdır.
Mekanın cennet itikadımca, peygamberin yanıdır.

Gönüllü koşup gelmiş koçyiğitler, uzak ilden, sancaktan;
Kimi Beyrut, Bosna,Yozgat… Kimi Muş’tan, Bucak’tan…
Çoğu dönemedi evine; çünkü, kefeniydi kanlı elbisesi,
Nedense mezun vermedi bu sene, Galatasaray Lisesi.
Seddülbahir set oldu işte, geçemedi mel’unun bataryası,
Karşısında müstahkem ve mütevazı Ertuğrul’un Tabyası.
Mehmetçiğin kanıyla yazdığı destan; Çanakkale Zaferi,
Kaç kez parçalandı bu göğüste bilmem, kaç Haçlı Seferi.
Kimisi meçhul asker, okunmasa, yazılmasa da esamesi,
Baştan sona izzet ve şeref; yüksek değerler manzumesi.

Sen-ben yok burada, millet tek yürek olmuş atıyor,
Türk-Kürt-Laz-Çerkez-Boşnak bir kabirde yatıyor.
“Ölü” demeyin onlara sakın, şehitler ölmez!
“Geçilmez” dedi nefer, Çanakkale geçilmez!
Rehberimdir her zaman, sendeki o ruh-u asil,
Tek emelim, yetiştirmek sana layık bir nesil…

Mustafa COŞKUNSU |